Ceza Muahakemesi Hukuku

Ceza Muhakemesi Hukuku


Ceza hukukunun bir parçası olarak karşımıza çıkan ceza muhakemesi hukuku, aynı zamanda ceza yargılama hukuku olarak da bilinen, ceza hukukunun “yargılama” kısmı ile birebir ilişkili bir hukuk alt dalı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bildiğiniz üzere ceza hukukunun pek çok farklı aşaması ve adımı bulunmaktadır; elbette yargılama süreci de bu aşamaların en önemlileri arasında yer alır. Ceza muhakemesi hukuku, Ceza Muhakemesi Hukuku Kanunu çerçevesinde işlenen bir kanunlar bütününe hitap ederek, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na tabii tutulur. Uzun yıllardır faaliyette olan hukuk bürosunda aktif olarak çalışmalarını sürdüren ceza hukuku avukatı Bedir Yeniay, ceza muhakemesi kanunu çerçevesinde müvekkillerine en kaliteli hizmeti vermeyi devam ettirmektedir. Ceza muhakemesi hukuku nedir, nasıl işlenir, ceza muhakemesi çerçevesinde verilen hukuki hizmetler nelerdir ve CMK mevzuatı nelerden oluşur gibi soruların cevapları için doğru adrestesiniz.

Ceza Muhakemesi Hukuku Nedir?

Temel ifadesi ile ceza muhakemesi, ceza hukukunun ihlal edildiği iddiası söz konusu olduğu durumlarda devreye giren bir araştırma faaliyetidir. Suçun işlenip işlenmediğini, işlenmiş bir suç varsa faalinin kim olduğunu, faalin ceza sorumluluklarının var olup olmadığını ve bu sorumlulukların türünü araştıran kavram, ceza muhakemesinin ta kendisidir. Tanımdan da anlayabileceğiniz üzere ceza muhakemesi, tam olarak cezai süreçlerin yargılanmasının ve sorgulanmasının yapıldığı bölümdür.

Ceza Hukuku ile ilgili yazılarımızda daha önce de ceza hukuku süreçlerinin iddia, savunma ve yargılama olmak üzere üç ana aşamadan meydana geldiğinden bahsetmiştik. Bu kapsamda yargılama, yani muhakeme süreci, ceza hukuku süreçlerinin son ve en önemli parçasını meydana getirir. Burada suç iddiasının doğruluğu araştırılır, suçun işlenip işlenmediği ve faali tespit edilir, cezai sorumlulukların varlığına ve niteliğine karar verilir, ardından da infaz edilebilir bir yaptırım ortaya çıkartılır. Ceza muhakemesi ilkeleri çerçevesinde atılan bu adımları, cezai yargılama sürecini düzenlemeye yaramaktadır.

Ceza muhakemesinin ve CMK hukukunun temel kaynağı, 5271 sayılı CMK’dır. Ceza muhakemesi kanununun kapsamı, bu kanunun ilk maddesinde ele alınmıştır ve bu maddeye göre Ceza Muhakemesi Kanunu, ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı yönündeki kuralları ve bu sürece dahil olan kişilerin hak, yükümlülük ve yetkilerini belirlemekle görevlidir. Elbette ceza muhakemesi kanunu çerçevesinde birinci madde dışında öne çıkan pek çok madde daha bulunmaktadır. Örneğin 5271 sayılı ceza muhakemesi kanununun 171’inci maddesinde kamu davasını açmada takdir yetkisi işlenirken ceza muhakemesi kanunu 134’üncü maddede şüphelinin kullandığı bilgisayarlarda arama yapılmasına karar ve yetki veren bir ifade yer almaktadır. Tüm bu maddelerin doğru şekilde biliniyor, araştırılıyor ve uygulanıyor olması, ceza muhakemesi hukukunda uzlaştırma yolunda önemli rol oynar. Bu yüzden de ceza muhakemesi hukuku çerçevesinde alanında uzmanlaşmış ve yeterli deneyimi edinmiş ceza avukatı ile çalışıyor olmak elzemdir.

Ceza muhakemesi kanunu en son hali ile güncel hukuksal kaynaklarda yer almaktadır. Avukat Bedir Yeniay, ceza muhakemesi kanunu son değişiklikleri takip ederek müvekkillerine daima en güncel ve en doğru kanuni bilgiyi sunmayı kendilerine amaç edinmiştir. Ceza muhakemesi hukuku dava şartları ve makamları başta olmak üzere kanuna dair en kapsamlı bilgiye hukuk danışmanlarımız ve avukatlarımız aracılığıyla ulaşabilir, ceza hukuku süreçlerinizde ve davalarınızda ihtiyaç duyduğunuz legal desteği alabilirsiniz.

Ceza Muhakemesi Hukukunun Genel Esasları Nelerdir?

Ceza muhakemesi hukukunun genel esaslarına yakından bakarken ilk olarak temel amacının ne olduğunu gözler önünde bulundurmamız gerekiyor. Ceza muhakemesinin esaslarını ve temel ilkelerini ortaya koyan bu hukukun ana amacı, insan haklarını ihlallerine neden olmadan, söz konusu davada maddi gerçeği araştırıp bulmaktır. Bu bağlamda bir “yargılama” sürecine imza atan ceza muhakemesi hukuku uzlaştırmacı bir bakış açısı sergileyerek her iki tarafın da hak ve adaletini korumak ile görevlidir.

Bir suçun ortaya çıkması ve işlenmiş olması ile birlikte devlet ile suçu işleyen fail arasında bir ilişki ortaya çıkar. Bu ilişki, farklı evre ve aşamaları kapsayacak şekilde meydana gelir ve hem suçun, hem failin saptanması ile başlayarak hükmün verilmesine ve kesin kararın verilmesine kadar süregelir. Ceza muhakemesi kanunu, tam olarak bu noktada devreye girerek suçun faili ile devlet arasındaki ilişkinin en adil biçimde yargılanabilmesine olanak tanımayı amaçlar. Bu noktada CMK’nın yargılama esasları ilke alınır ve bağlayıcı hukuk kuralları çerçevesinde süreç işlemeye başlar.

Ceza Muhakemesi Süreci Nasıl İşler?

Ceza muhakemesi nasıl işler sorusuna cevap ararken, süreç boyunca ve kanun çerçevesinde sıklıkla karşılaşılan terimlere değinmek çok önemlidir. Ceza muhakemesi süreçlerinde birden fazla kilit terim ile karşılaşmak mümkündür. Bu terimlerin konumları ve CMK çerçevesinde ne ifade ettikleri ne kadar iyi anlaşılırsa, muhakeme süreci de o kadar sağlıklı ve başarılı bir şekilde ilerlemeye başlar.

  1. Şüpheli: Ceza muhakemesi hukuku çerçevesinde soruşturma evresine gelindiğine söz konusu suçun şüphesi altında bulunan kişiye şüpheli denir; zira soruşturma evresi, halihazırda bir şüphe üzerine kurularak başlar.
  2. Sanık: Sanık, ceza muhakemesi hukuku kapsamında kovuşturma başladığı andan itibaren “şüpheli”nin aldığı sıfattır. Sanıklık sıfatı, yargılama sürecinde hüküm gerçekleşinceye kadar devam eden bir statü halini alır.
  3. Müdafi ve vekil kavramları: Adil yargılama ilkesinin bir gereği olarak, iddia, savunma ve yargılama aşamalarının büyük oranda avukatların katılımı ve işbirliği ile gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu, CMK’nın kendine has sahip olduğu özel niteliklerden bir tanesidir. Bu bağlamda ceza muhakemesi kanunu gereğince müdafi ve vekillerin görevlendirilmeleri esas tutulmaktadır. Bilirkişilik ve avukatlık başta olmak üzere tüm CMK süreçlerinde olabildiğince yüksek oranda hukuki danışmanlık alınması istenmektedir. Bazı örnek olaylar da göz önünde bulundurulduğunda CMK gereğinde zorunlu müdafilik bile söz konusu olabilmektedir.
  4. Soruşturma ve kovuşturma aşamaları: Ceza muhakemesi kanununda soruşturma ve kovuşturma ifadeleri, şüpheli ve sanık ifadeleri ile paralel bir şekilde ilerler. Suç şüphesinin yetkili makamlar tarafından öğrenilmesi ile başlayan evre, soruşturma evresi iken; iddianamenin kabulü ile başlayan ve hükmün kesinleşmesine kadar geçen süre de kovuşturma evresi olarak bilinmektedir. Ceza dava şartları neleri gerektiriyorsa bu kovuşturma evresinde o hükümlerin yerine getirilmesi elzemdir. Burada asıl önemli olan, yetkili merciler tarafından suç şüphesinin öğrenilmesinden itibaren soruşturma aşamasının faal olarak başlamış olmasıdır.
  5. İfade alma ve sorgu: Bu aşamada Cumhuriyet savcısı, soruşturma konusu olan suça ilişkin olarak şüphelinin ifadesine başvurur. Sorgu aşamasında ise aynı işlem, mahkeme ve ilgili hakim tarafından gerçekleştirilir.
  6. Malen sorumlu: Malen sorumlu kavramı, işlenmiş olan suçun hükme bağlanması ve kararın kesinleşmesi akabinde maddi ve mali sorumlulukların yerine getirilmesi sürecini ifade eder. Bu sorumluluklara cevap verecek olan kişiye malen sorumlu denmektedir.
  7. Suçüstü ve toplu suç ifadeleri: İşlenmekte olan suç fiili olarak başkaları tarafından takip edilerek yakalanırsa, bu durumda suçüstü ifadesi kullanılır. Toplu suçta ise söz konusu suça en az üç kişinin dahil olması gerekmektedir.

Ceza Muhakemesi Kanunu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Ceza muhakemesi kanununa göre uzlaştırmanın uygulanmasına ilişkin yönetmelik nedir?

Bu yönetmelik, 5271 sayılı CMK’nın 253’üncü maddesi çerçevesinde belirtilen suçlar bakımından şüpheli ile mağdur kişi arasında uzlaştırma işlemlerinin yapılmasına ilişkin tüm hükümleri kapsamaktadır. CMK çerçevesinde görülen davaların özellikle hassasiyet ve adalet ile ele alınmasını ön gören bu yönetmelik, bu sayede süreçlerin daha sağlıklı bir şekilde ilerlemesine olanak tanımaktadır.

Ceza muhakemesi kanunu yeni maddeler aldığında bundan nasıl haberdar olabilirim?

Ceza muhakemesi hukuku, diğer hukuk dallarında olduğu gibi zaman zaman yeni maddelerle güncellenebilmekte ve değişime uğrayabilmektedir. Yapılan değişikliklerin tamamı resmi gazetede yayınlanmaktadır; ancak kendi davanıza ilişkin süreçlerin en sağlıklı ve en doğru biçimde yürütülebilmesi için bir ceza avukatı ile çalışmanız ve kanun değişikliğine ilişkin güncel bilgileri ondan almanız en iyi yöntem olacaktır.

Ceza muhakemesi kanununda koruma tedbirleri nelerdir?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde koruma tedbirleri, bir cezai uyuşmazlığın bir yandan davanın çözüme kavuşmasını amaçlarken diğer yandan temel hak ve özgürlükleri sınırlayıcı bir nitelik taşımaktadır. Ceza muhakemesi kanunu madde gerekçeleri çerçevesinde yer alan koruma tedbirleri, genel olarak durdurma, yakalama, göz altına alma, arama, el koyma, alı koyma, gözaltına alma veya iletişimin denetlenmesi gibi önlemlerden meydana gelmektedir. Örnek verecek olursak CMK tanık koruma tedbiri, 5726 sayılı yasa ile yürürlükte yer almaktadır. Bu önlem ve tedbirleri, davanın ve suçun niteliğine göre çeşitlendirmek ve çoğaltmak mümkündür. Özellikle teknolojinin de gelişmesi ve ilerlemesi ile birlikte CMK çerçevesinde alınan koruma tedbirleri her geçen gün çeşitlenmektedir.

Hakkımda

Her konuda uzmanlaşmaya çalışanın aslında hiçbir konuda tam olarak başarı sağlaması mümkün olmaz. Bu mantıkla avukatlık mesleğinde daha ilk günden itibaren sadece Ceza Hukuku ve Ceza Davaları alanında çalışmalarımı yürüterek Ceza Avukatı olarak uzmanlaştım. Ceza davası ile başvuru yapan müvekkil ve müvekkil yakınlarına en iyi şekilde yardımcı olmayı kendime ilke edindim.

Çalışma Saatleri

  • Pazartesi : 09:00 – 18:00
  • Salı : 09:00 – 18:00
  • Çarşamba: 09:00 – 18:00
  • Perşembe :09:00 – 18:00
  • Cuma : 09:00 – 18:00
  • Cumartesi : Kapalı
  • Pazar : Kapalı

İletişim Bilgileri

konya boşanma avukatı
ankara avukat fatih tahancı